Otele gidip, çaresizce kıyafetlerimle uyuyorum. Bavullarıma o kadar muhtacım ki o anda. Bu kadar pis şehirde üstümdekilerin pis olduğunu umarım kimse anlamaz. Hazırlıksız yakalanınca da plan yapamıyor bu şehirde insan, zaten kendine göre bir tuhaflığı var buranın. Çekik gözlü Amerikalılar, hatta onlardan daha çok Amerikalılar. Dokunmatik telefon kullanan ve metroda salınan yaşlı çiftler, her yere koşa koşa giden insanlar, vızır vızır bir şehir, biraz başımı döndürdü.
Aksam otele gitmeden zil çalan karnımızı doyurmak istedik, kazara camideki insanlara bir restoran sormuş bulunduk. Talihsiz bir şekilde bir apartmanın katından bozma (penceresi bile olmayan) bir yere götürüldük. Utanma belasına geri de dönemedik ve pahalı bir fatura ile otelimize döndük. Eğer ki helal food adı altında bir Pakistan restoranını önerirlerse, arkanıza bakmadan kaçın. Hemen caminin arka sokağında İstanbul restoran var, hem temiz, hem helal hem de ucuz. Pakistan bozması restoranda ödediğimiz rakamın üçte birini ödedik. Kesinlikle Hong Kong’da yiyebileceğiniz en güzel, en temiz, en sıcak yemekler ve artı güleryüz sizi bekliyor olacaktır.
Hong Kong kesinle elektronik almak için uygun bir yer değildir, Çok pahalıdır, kandırılabilme ihtimaliniz çok yüksektir, ve Çin’de görebileceğiniz tüm esnaf ayakları burada allanmış pullanmış bir şekilde karşınıza çıkar. Örneğin Sony web sitesinde satılan Vaio laptop 800$ iken burada $1152. İnanmazsanız bakın!
Bir şişe su bile nasıl bu kadar pahalı olur anlamak mümkün değil, keza NY metrolarına bile bir girdiniz mi tüm şehre ulaşabilirsiniz, Hong Kong’da ancak gideceğiniz yere göre bilet alırsınız, son derece kapitalist ve ruhsuz bence. Tamam, o kadar da sıkılmadım eğlendiğim de olduJ
Hong Kong attarları, kokusuna dayanabilirseniz çekinmeyin keşfedin.
Ayakkabılar çok şık, butikler ateş pahası ama farklı ürünler var. Moda çılgınlarına hitap edebilir bu kokan şehir. Çin`in Amerikası’nı görmek isteyen gelsin.
Bindiğimiz taksicinin tam 7 tane cep telefonu vardı, hareket halinde olduğumuzdan çok güzel fotoğraflanmadı. Dizi dizi telefonları görebilirsiniz. Bu kadar teknolojiğini hiç görmemiştim!
En yalnız anlarımızda bize kucak açan Kawloon Camii ve içerisindeki bin bir renkli insanlar. Kawloon Camii 1896 yılında inşa edilmiş, şehrin en işlek caddelerinden biri olan Nathan caddesi üzerindedir. Metro ile gitmek isterseniz Tsim Sha Tsui durağında inmeniz gerekiyor. Kırmızı hat ile gelebilirsiniz.